16 Mart 2015 Pazartesi

D

Bloga başlamadan önce alıştırma olsun diye yazmaya başladım. Yayınlamıyordum ama yazdıklarıma bakıp içime sinerse blog açacaktım. Yazılarımı da kimseye göstermemiştim. Öncelikle kendimi memnun etmem gerekiyordu. Birkaç yazı yazdım. Sonra arkadaşım D ye okutmak istedim, onun fikirlerini duymak istedim.

D küçük bir kızken yazısı dergide yayınlanmıştı. O günü çok net hatırlıyorum. Dergiyi aldığım gibi soluğu O’nun üniversitesinde almıştım. O zamanlar benim de böyle bir hayalim olduğunun farkında bile değildim.

Sevgilisinden ayrıldığında yine yanındaydım. Bu sefer elimde dergi yoktu. Tarifsiz aşk acısına iyi gelen yegane şey vardı: Sucuk ve yumurta! Şimdi düşüp düşünüp gülüyorum. Sonuçta O, yumurtaları yemedi. D karşımda ağlanırken ben yumurtaları kırıp yarım kangal sucuğu mideye indirmiştim bile.

Bir eksiği vardı; çok çalışkandı. Üniversite sınavından sonra biz A ile gece gezmelere giderken o evde ağlamayı yeğledi. Sonuçta içimizde en yüksek puanı O aldı. Vatandaşlık dersinde ondan kopya çekerken yakalandım. Benimle iki gün konuşmadı. Hadi söyle bakalım şimdi konuları hatırlıyor musun bakayım?

Çalışkanlığı hep devam etti, en yüksek puanları alıp en iyi yerlere girdi. İstediği yerlere girmek için mi o puanları aldı, yoksa en yüksek puanı almak için mi oraları yazdı bilmiyorum.

Bir defasında ayakkabıları çalındı. Evet bazı talihsizlikler olduğu doğrudur, ama yukarıdan bakıldığında sadece talihli haller görünür.

Muhteşem tatillerimiz oldu. O sokağa girmeyelim diye bin defa uyardı ama sonunda O da bize uydu. Bu sayede Mayflower beş çiçekle tanıştı.

Bir evlilik iki çocuk yılı geçti. Mükemmel başarılı hisli insan mükemmel ötesi bir anne oldu. Uyumadı, uyuttu, yemedi yedirdi. Çocukları hep tok, hep temiz oldu. Tüm ödevleri mükemmelce yapıldı. Annelerin “Ana Kraliçe”si oldu. Azmetti annelerin en incesi de oldu.

Seçimler yaptı, seçimlerine sahip çıktı, seçimlerinin bedelini hiç ses etmeden ödedi.

Ben ise kendisiyle ilgili beş tane yazı yazdım. Hiç biri O’nun kadar iyi olmadı. O’nun yazabileceği kadar başarılı olmadı.


Belki de konu buydu, bu yazıyı O yazsaydı çok çok çok daha güzel yazardı. Belki de 36 saattir yazıp yazıp beğenmemem O’nunla bu konuda yarışamayacak olmamdandır. Belki de bu kısım yazının en can alıcı yeridir. Ne dersin ha D?
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu