24 Mart 2015 Salı

Survivor

Ben dün Survivor’da yarıştım. TV’de görmedik demeyin. Benim yarıştığım ada, kendi hayatım. Bir gün içinde pek çok müsabaka oluyor. Şimdi bunları tek tek anlatacağım.

Sabah saatlerinde “değişim oyunu” vardı. Bu oyunda en esnek olan kazanıyordu. İnsanın kendi kontrolü dışında gelişen değişikliklere uyumu ölçülüyordu bu yarışta. Yarışmanın başında performansım çok iyi değildi. Yüzümün biraz düştüğü oldu. “Aman değişikliğe ne gerek var, eskisi ne iyiydi” dedim. Kendi enerjimden yedim. Oyunda geri kaldım enerjim düşünce. Sonra oyunun tam ortasında baktım ki eski ile yeninin tam ortasındayım. E dedim, eskiden uzaklaştıysam yeniye neden koşmayayım? Bıraktım eskiyi, attım kendimi değişimin kucağına. Oyunu geç bitirdim ama ilk puanım aldım.

Öğleden sonra ise “önderlik oyunu” oynandı. Bu oyunun amacı örnek olup, güzel işlere imza atmaktı. Bu oyun dahilinde eğitim vermeye çalıştım elimden geldiğince. Enerji verdim, enerji aldım. Daha da iyisi tabi ki yapılır dedim ama dur daha biraz sabret dedim. Önderlik oyunu uzun solukluydu, buradan da “sabır puanı” topladım.

Akşam saatlerinde ise “fiziksel performans” oyunu vardı. Çok sulu bir oyundu bu. Kovadan boşanırcasına yağan yağmurda oynanıyordu. Oyunun amacı A noktasından B noktasına, çeşitli araçlar değiştirerek en kısa sürede ulaşmaktı. Bu süre zarfında özellikle oyuna dahil edilmiş terslikler önüne çıkıyordu insanın. İlk terslik metroda yaşanan kavgaydı. Halkımızın asabiyet seviyesinin dışa vurumu olarak bir tartışma sahnelendi metroda. Baktım kimvurduya gitme durumu var, attım kendimi metrodan. Dedim biraz yürüyüp dolmuşa bineyim. Yağmur daha da hızlanmıştı. Yakındaki AVM içinden geçersem daha az ıslanırım dedim. AVM içindeki alışveriş tuzağına düşmeden, o bölümü başarıyla atladım. Sonrasında durağa ulaştım. Burada sabır ölçülmeye başlandı. Sahne soğutulmuş, yağmurun şiddeti arttırılmıştı. 20 dakika bekleyişin sonunda oyun kurucu bir dolmuş gönderdi sonunda. Bu arada zaman geçiyordu. Oyuna başlayalı 1,5 saat olmuştu olmasına ama hala B noktasından çok çok uzaktaydım. Dolmuşun gelmesine sevinerek serüvene devam ettim. İneceğim yerden taksiye binmeyi planlamıştım. Dedim ya oyunda özellikle konulmuş terslikler var diye. En büyük terslik sona saklanmıştı. Taksi durağında araç yoktu. Yağmur yağıyordu ve yoldan da taksi geçmiyordu. Geçenler ise hep özel araçtı ve çok hızlıydılar. 20 dakika da kafamı altına sokacak bir şapka, şemsiye ya da durak olmaksızın taksi bekledim. Baktım oyun kostümüm sırılsıklam, durmayayım B noktasına doğru yürüyeyim dedim. Sokaktaki köpekleri ve karanlığı dert etmedim. Oyun için bana verilen 2 saat dolmak üzereydi. Yürüyerek B noktasına varacak gibi de değildim. Yol üzerine konumlandırılmış bir markete girdim ve yardım istedim. Durumu anlattım. İyi yürekli yardımcı oyuncu halime acımış olmalı ki kendi arabasına bindirip beni B noktasına götürdü. Bu oyundan hız puanı alamadım ama bir sabır, bir de zor durumda yaratıcı olma puanı aldım.

Günün sonunda yorgun ve bitap düşmüştüm, ama sağ salim B noktasına ulaşabilmiştim. Aldığım ödül ise tüm zorluklara değerdi; sıcacık evimde beni bekleyen sevdiklerim... ha bir de güzel bir yemek :)




Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu