7 Nisan 2015 Salı

Hiç bir şey

İşitme kaybımın bana yaşattıkları ve hissettirdikleri ile ilgili pek çok yazı yazdım. Acaba işitme kaybı olan bir anneye sahip olmak nasıl bir şeydir aklıma düştü. Kendimi oğlumun yerine koydum.

Her zaman kendisini dinletmek için bağırmak zorunda kaldı. Konuşamadığı zamanlarda da yüksek sesle ağladı. Şuncacık bebekti ama belki de farkındaydı her şeyin. 

Bir seferinde çocuk psikoloğuna danıştım, işitme kaybımdan ötürü oğlum benden utanır mı diye. Psikoloğun verdiği yanıt iç rahatlatıcıydı: "Çocuk başka türlü bir anne bilmiyor ki sizden utansın. Sizi olduğunuz gibi kabul etmiştir hiç merak etmeyin!"O zaman utanç duygusunun oğlumda değil aslında bende olduğunun farkında değildim. "Olduğu gibi kabul etme" eylemini gerçekleştiremeyen kişi de bendim, oğlum değil.

Elimdekinin en iyisini vermeye, olabileceğimin en iyisi olmaya çalıştım oğluma karşı. Duyamadığım zamanlarda çok ama çok sinirlendiğim oldu. Sinirimi ona yansıttığım da.Yanlış anlayıp yanlış şeyler yapıp, O'nun kocaman gözlerindeki şaşkın ifadeyi gördüğüm de. İşte duymaya çalışırken yorgunluktan bitap düşüp eve geldiğimde onu göremediğim oldu. Onunla ilgilenecek güce sahip olmadığım zamanlar da. 

Stresli toplantılar öncesinde omuzlarımın gerginlikten tutulduğu oldu. Yükselen tansiyonumun kulak çınlamamı artırdığı zamanlar da. Daha iyi duyacağım diye kendimi zorlarken işleri berbat ettiğim de oldu. İşitme kaybım dezavantajım olmasın diye tüm potansiyelimi zorladığım oldu. Beynimin zonkladığı, gözlerimin kulağımın açığını kapatmak için fal taşı gibi açıldığı da. Tüm bunları düşünüp buna yoğunlaşmışken oğlumun büyümesini kaçırdığımı yeni gördüm.

Kafamın takılı kaldığı işitme kaybım yüzünden oğluma yeterince yoğunlaşamadım. Onun fiziksel olarak yanında oldum, ona baktım, besledim, temizledim, giydirdim, öğrettim. Annelik görevimi aksatmadım hiç. Ama keyfini hiç süremedim. Kalbimi, gönlümü, zamanımı ve kafamı her şeyden uzaklaştırıp bir tek oğlumla dolduramadım.

Bunları bu kadar açıkça yazmak hiç de kolay değil. Bununla ilgili hislerimi ifade etmem çok güç. Bir tesellim var sadece, bunun farkında olmak ve tamamen değişmeye çalışmak. Kaybettiğim zamana değil, gelecek günlere odaklanmak. Şimdi oğlumun yanındayken gerçekten onun yanındayım. O anda ve o yerdeyim.  Ve o, o kadar mükemmel ki her şeyi duyuyor, görüyor, biliyor, fark ediyor ve hissediyor. 

Şimdi odasında mutlu uyuyor. Ben geçmişin vicdan azabıyla hesaplaşmış, O'nunla bir olmaya çalışıyorum. Kaçırdığım yılları yakalayıp ötesine geçmeyi diliyorum. Oğlumla bir olarak geçireceğim uzuuuun yılları bekliyorum. 

Bir an önce yazımı bitirip onu uyurken seyretmeye koşacağım. Oğlunun melek yüzüne hayranlık duyan anneden başka bir şey değilim ben. Başka hiç bir şey değilim artık.



Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu