13 Mayıs 2015 Çarşamba

Kapkara


Fotograf: El yazısı ile Kapkara yazılmış ve yazının
 etrafı tamamen siyaha boyanmış. 13 Mayıs 2015



Benim  klostrofobim, yani kapalı yerde kalma korkum vardır. Mümkün oldukça asansör kullanmamaya çalışırım. Çocukken tatilde tüm kamp zehirlenmiştik. Üzerine bir de hastanenin asansörü bozulmuş ve biz de içeride kalmıştık. Beni asansörün kapı caminı kırarak o daracık yerden çıkarmışlardı. Sanırım korkum o olaydan sonra oluştu.

Geçen yıl bu gün, Soma madenindeki yangını duyduğum anda da nefesim kesildi. Yerin metrelerce altında havasız bir ortamda sıkışıp kalmıştım sanki. Nefes alamadım. Dua etmekten başka hiç bir şey gelmedi elimden. Sonsuz karanlık, çığlıklar, sıcak ve havasızlık. Yaşarken mezara gömülmek bu olmalıydı.

O madencilerin aklından ne geçiyordu acaba? Dışarıda kalanlar, sevdikleri, yapmak isteyip yapamadıkları şeyler, söylemek isteyip de söylemeyemedikleri şeyler. Belki bin defa istifa ederlerdi borçları olmasa. Belki bin defa daha az kazanacakları başka bir iş bulurlardı bir “evcik” alma derdi olmasa. Geçim derdi olmasaydı, omuzlarındaki tonlarca yük olmasaydı. Omuzlarında üstlerindeki metrelerce toprağın yükü olmasaydı.

Bir yıl geçti yüzlerce çocuğun babasız kalmasının üzerinden. Bir yıl geçti yeni gelinlerin dul, taze annelerin hem ana hem baba olmalarının üzerinden. Evlatlarını kaybedenlerin bağrının yarası açılalı bir yıl oldu.

Takım elbiseli beyaz gömlekli adamların konuşup konuşup bir şey yapmamalarının üzerinden bir yıldan çok daha uzun süre geçti. Bu sürede o adamların beyaz gömlekleri kirlendi sadece biraz. Hani beklediler ya madenin başında, hani değiştirememişlerdi ya o gömleklerini.  Sanki gömleğinin beyazı vicdanının kirini kapatacakmış gibi! Sanki gömlekleri onları temizleyecekmiş gibi.

Kızgın yazdım bu yazıyı. Çok kırgın yazdım. Aklım almıyor çünkü evinden sapasağlam çıkan insanların cenazesinin bile eve geç gelmesini. Engellenebilir ölümlerin engellenmemesine kızıyorum. Yurdum insanının canının Şili’deki maden işçileri kadar değerli olmamasına kızıyorum. Hayat kurtaran o odaların Soma’da olmamasına kızıyorum. En ucuz şeyin iş gücü olmasına kızıyorum. Kızgınlığım umudumu yeniyor, en çok da ona kızıyorum!



Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu