9 Haziran 2015 Salı

Fabl

Dünyanın en güzel yerinde Ormanistan ülkesi varmış. Bu ülkede ceylanlar, kurtlar, maymunlar, yılanlar, aslanlar, tavuklar, horozlar, kartallar ve diğer hayvanlar yaşarmış. Ormanistan’ın yöneticisi ormandaki tüm hayvanlar tarafından seçilirmiş. Eskiden 5 yılda bir, sonradan 4 yılda bir seçim yaparlarmış. Seçim zamanı gelmeden Ormanistan’ı bir heyecan alırmış...Türlü türlü hazırlıklar yapar, seçilmek isteyen hayvanlar buldukları dinleyicilere kendilerini anlatırlarmış. Son yıllarda Ormanistan’ın yöneticisi yılanmış. Yılanın yönetici olmasının hikayesi uzunmuş. Denize düşen ona sarılmış, kurtarıcı olarak görülmüş. Hayvanların çoğu yıllarca hep ona oy vermiş.

Derken zaman zamanı kovalamış. Yılan artık kral olmak istiyormuş. Yönetici olmak ona yetmiyormuş. Her yere daha hızlı gitmesi için yollar yapmış, yolunun üzerindeki ağaçları ve çalıları kestirmiş. Ormanın diğer sakinleri ağaç kıyımına sessiz kalmamışlar. Bir sürü olay çıkmış. Yılan, olay çıkaranların üzerine köpeklerini salmış. Köpekler yılanın sözünden hiç çıkmazlarmış. Ormanı koruyan hayvanlara fena saldırırlarmış. Saldırdıkları zaman ortalık toz duman olurmuş. Bu tozlar dumana karışırken bir kaç küçük tatlı masum ve beyaz tavşan hayatını kaybetmiş. Köpekler, yılan ve sürüngenler dışındaki tüm hayvanlar buna çok üzülmüş.

Yılanın gözünü kral olma hırsı iyice bürümüş. Aklı fikri krallıktaymış. Kral olmak için yapmayacağı yokmuş. Eskiden ormanda şarkı söyleyerek dolaşan tüm hayvanlar sonunda ormanı koruma işini kendilerinden başkasının yapamayacağını anlamışlar. Gözlerini dört açmaya karar vermişler.

Ceylanların başı, nicedir kendi arazisinde özgür olmak isteyen maymunlarla gizli gizli buluşmuş. Demiş ki yılanın kral olmaması için ayrı ayrı dursak da birbirimize destek olmamız lazım.Ben fedakarlık yapmaya hazırım.

Nicedir maymunlara küs olan kurtlar bile yılanın yaptıklarından sonra maymunları daha çok sever olmuş.

Köpeklerin bazılarının yılandan başka bir sahibi varmış. Yılan, köpeklerin sahibi yaşlı pandayı eskiden çok severmiş. Ama sonradan yönetici olunca kendini güçlü hissetmiş. Bu gücü borçlu olduğu pandayı unutmak istemiş. Tek hükümdar kendi olmak istemiş.

Bir de daha önce masumca hayatını kaybeden tavşanlara üzülen başka başka hayvanlar varmış.  Onlar da ne yapacaklarını düşünüp durmuşlar. Karıncalar kendileri öncü olmaya karar vermişler. Seçim günü sandıkların başına gitmişler. O küçücük karıncalar bir olunca kocaman işler yapmışlar. Hilebaz  tilkileri bile korkutmuşlar.

Rengarenk papağanlar, sincaplar, kunduzlar, fareler, kediler, atlar, inekler, kuzular, tavuklar, horozlar, ayılar ve daha nicesi başlatmışlar değişimi. Hayvansal içgüdüleri ile yılanın önünü kesmenin tek yolunun maymunları da desteklemek olduğunu görmüşler.

Derken gelmiş seçim günü... Karıncaların varlığına şükredip orman halkı güven içinde oylarını vermiş. Oylar sayılmış. Sonunda Ormanistan halkı yılana krallık yolunu dar etmiş... O günden sonra yılan kendi kazdığı çukurunda küskün, sessiz ve korkarak yaşamış...


Gökten üç elma düşmüş, biri sonuçtan mutlu orman halkının başına, biri maymunların Ormanistan’ı fethedeceğini düşünüp gamlı gamlı duran baykuşların başına ve sonuncusu da yılanın peşinden gittiğine pişman olmuş sürüngenlerin başına...
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu