2 Haziran 2015 Salı

Kaleydoskop

Fotoğrafta bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya
mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş
 aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük
 cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli
biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü olan
kaleydoskoptaki farklı görüntüler bulunmaktadır.
Uyumadan önce yaptığım bir şükür ritüelim vardır. Tek tek sevdiklerimin ismini sayarım, varlıklarına ve hayatta oldukları için şükrederim. Sonra hastanede, hapishanede ya da karakolda olmadığıma ve sevdiklerimin de oralarda olmadığına şükrederim. Eğer bu yerlerden birinde olan varsa hayırlısıyla kurtulmasını dilerim. Dileklerim hep bu sıralamayla gider. Bunlara güncel ve farklı şükürler de eklenir. Kendimce yaratana önce şükreder, verdiklerimin farkında olduğumu iletir, sonrasında da hayallerimi ve dileklerimi sıralarım. Sanki önce şükretmeden doğrudan istesem, bana istediklerimi vermeyecekmiş gibi.

Dün, dualarıma ek olarak geçen hafta aniden kaybettiğimiz bir tanıdığım için de rahmet diledim. 5 dakika önce karşısındakiyle konuşurken, 5 dakika sonra kalp krizi geçiren bir tanıdığım için. Etrafındakilere nasıl kötü bir sürpriz olduğunu ama asıl o vefat eden kişiye nasıl bir sürpriz olduğunu düşündüm durdum. Yaşayacağı sadece 5 dakikası daha olduğunu bilseydi ne yapardı acaba? O anda olduğu gibi çalışmaya devam mı ederdi, yoksa en kısa sürede ulaşabileceği bir sevdiğine vasiyetini mi söylerdi. Bilemeyiz, kimse bilemez. Aynen bizlerin de ölüm zamanımızı ve saatimizi bilemeyeceğimiz gibi.

Aslında bu yazıya çok önce, amansız bir hastalığa tutulmuş genç bir tanıdığım için başlamıştım. Sonra yazıyı bitiremememiş, toparlayamamış ve öyle bırakmıştım. Ama geçen hafta yaşadığımız ani kayıptan sonra yazının baş kısmı anlatmak istediklerime uygun bir giriş oldu. Sayılı zamanı kalmış kişi için başladığım yazım, hiç zamanı olmadan acele acele ecele giden bir kişinin hikayesi ile kesişti. Sayılı zamanı kalan genç için üzülürken, aniden göçüp giden tanıdığım ile sarsıldım. Hangisi daha acı bilmiyorum; sayılı zamanının kaldığını bilmek mi, ya da aniden gidivermek mi? Hangisi bir hediye bilmiyorum; sayılı zamanının kaldığını bilmek mi, ya da aniden gidivermek mi?


Hayat da kaleydoskop gibi, aynı şeye baktığın halde farklı açılardan bambaşka görünüyor. Renkler ve şekiller birbirinin içine giriyor ve sürekli değişiyor. Kaleydoskopta gördüğün şekiller sadece o ana ait. Yaptığın küçücük bir harekette gördüklerin değişiyor. Sonraki görüntünün ne olacağını bilmiyorsun. Yine de bakabildiğin minik aralıktan meraklıca izliyorsun şekilleri. Hayatımızda görebildiğimiz minnacık aralıkta plan yapmaya çalışıyoruz, o görüntünün içinde varız sanıyoruz, ya da o görüntünün güzelliğine kendimizi kaptırıp her şeyin değişebileceğini aklımıza bile getirmiyoruz. Oysa her şey yarım açılık bir değişime bağlı, oysa her şey bir anlık dönüşe bağlı.
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu