10 Temmuz 2015 Cuma

Ruhta sulh, toplumda sulh!

10.7.2015 El yazısı ile "Ruhta sulh, toplumda sulh"
yazılmış, toplumda kelimesinin o harfi barış
sembolü şeklinde
Ne zaman oturup kendi durumumdan bahsedeyim desem, takvime bakıyorum ya acı bir olayın yıl dönümü ya da gündem acı haberlerle dolu. Bugün ne yazık ki her ikisi de mevcut.

Günün yıl dönümü: Ali İsmail Korkmaz’ın vefat yıl dönümü.

Gündemdeki acı haber: Dün eşimin iş ortağının oğlunun hayatını kaybetmesi. Otoparkçılar tarafından kalbinden vurularak 21 yaşında gözlerini hiç açmamak üzere yumması. 

Hal böyleyken, bin bir zorlukla büyütülen çocuklar öldürülürken, bize yaşamak, yaşamın tadını almak ya da kendi dertlerimizden bahsetmek mübah mı? Belki değil ama bu çocukların hayatlarını kaybetmeleri üzerinde düşünme ve diğer çocukların başına bunların gelmemesi için önlem almak boynumuzun borcu.

Neden bu kadar sevgisiziz? Neden bu kadar öfkeli ve kontrolsüzüz? Neden hiç çözüm odaklı değiliz? Neden hiç sonuçlarını hiç düşünmeden yaşıyoruz? Neden hiç düşünmüyoruz?

İşitme kaybıyla ilgili olarak dikkat çekmeye çalıştığım durum, şiddet söz konusu olduğunda en öncelikli konu halini alıyor. İşte o konu ruh sağlığı. Grip olduğumuzda antibiyotik almayı biliyoruz ama aklımızdaki garip düşüncelerin farkına varamıyoruz. Garip davranışlarımızın sebebini düşünmüyoruz. Bunun yerine hiç bir şey yapmıyoruz. Sokakta yürüyen her insan saatli bomba haline geliyor. Gücünün yettiğini dövüyor, gücünün yetmediğine karşı gelmek için eline silahı alıyor. Cesaretini elindeki metal parçasından alıyor. Düşünmüyor, bilmiyor, düşünüp bilmeden harekete geçiyor. Sonunda vuruyor, kırıyor, yaralıyor, öldürüyor ve “katil” oluyor.

Duygularının farkında olmayan ve farkında olmadığı şeyi doğru ifade edemeyen bir millet olduk biz. Kendi cümlelerimizle konuşamıyoruz. Vebalini sadece kendimiz ödemiyoruz, suçsuz günahsız insanlara ödetiyoruz.

Önü alınabilir şiddet olaylarını gazetede okuyup geçmekten ötesini yapmak lazım. İnsan ruhu üzerine eğitim görmüş uzmanlar bir olmalı, halka konunun önemini anlatmalı, halkı ikna etmeli. Toplum olarak psikolojik sağlığın ne demek olduğunu anlamalıyız. Yakınlarında benzer sorunları görenler, utanıp da bu durumu örtbas etmemeli. Kimse kendi kendine ya da diğer insanlara zarar vermemeli. Herkes kendinin ve çevresinin yaşama sorumluluğuna sahip çıkmalı.


Silkinip kendimize gelmenin vakti çoktan geldi, geçiyor. Kendi ruh sağlığımıza dikkat etmek ve yardım almak lüks değil, tersine toplumsal zorunluluk. Yurtta sulh cihanda sulh gibi, ruhta sulh, toplumda sulh olmalı...
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu