23 Ekim 2015 Cuma

Günece

Çocukken oturduğumuz yer lojmandı ve o zamanlar sokaklar çocuklar için gece bile oyun oynayabilecek kadar güvenliydi. Genelde ev kadını olan anneler ise çocuklarının sokakta oynamasını gönül rahatlığı ile kabul ederler, çocuklar dışarıdayken ev işlerini bitirirlerdi.

Biz de lojman çocukları olarak sokakta türlü türlü oyunlar oynardık. Bir türlü üst seviyelere gelemediğim lastik, ip atlama, yakan top ve saklambaç...Saklambaç genelde benim ebe oluşumla başlardı. Bir defasında üst üste o kadar çok ebe oldum ki sonunda sinirimden ağlayarak oyunu bırakmıştım. Eve kaçmıştım. Sanırım o son saklambaç oynayışımdı.

Bir kaç yıl sonra lojmandaki diğer çocukların beni ebe yapmak için kandırdığını öğrenmiştim. Nasıl kandırdıklarını gerçekten hatırlamıyorum. Tek bildiğim o zamandan sonra sürekli birilerinin beni kandırmaya çalışacağı korkusuna sahip oluşumdu.

Bu gece de oğlum ile uyku öncesi kitabı okuyorduk. Oğluma okumayı sevdirmek için elimden geleni yapıyorum. Sırf eline kitap alsın da bir iki kelime okusun diye kitabı paylaşarak okuyoruz. Bir kısmını ben okuyorum, daha az kısmını ise o okuyor.

Bugün okuduğumuz kitabın adı “Ebe Günece” idi. Hikayedeki Günece 6 yaşında bir hanım kızımız. Saklambaç sırasında da emzik emdiği için bir türlü ebelikten kurtulamıyor. Ağzındaki emzikten dolayı ebeleyeceği arkadaşının adını söyleyemediği için...Bu, oyuncuların sobelemesi için bence pek mantıklı bir sebep olmasa da; ben hikayenin kurgusundan çok bana hissettirdiklerine takılıyorum. Günece hanım kızımızın bana hatırlattığı o “sürekli ebe olma” durumuna odaklanıyorum.

Bazen duymadıklarıma ya da duyamadıklarıma o kadar kafam takılıyor ki, anı kaçırıyorum. Aklım başka yerlerdeymiş gibi görünüyorum dışarıdan. Olduğum yerde olamıyorum, kendimi anında toparlayıp devam edemiyorum. Öyle anlarda işte ben hep ebe oluyorum, bir türlü saklanıp oyunun tadını çıkaramıyorum. Hayat beni kandırıp, benimle dalga geçiyor. Ben ise olduğum yerde tekrar tekrar 10’a kadar sayıp etrafıma boş boş bakınıyorum.


Günece’nin ağzındaki emzik gibi benim de düşüncelerim engel oluyor oyunun sıkıcı yerini geçip, tadını çıkarmama. Hayat sobeliyor beni. Tek farkı var ama şimdi olanların, bu sefer ağlayarak evime dönmüyorum. Oyuna kaldığım yerden devam ediyorum, tekrar tekrar ebe olsam da...
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu