13 Kasım 2015 Cuma

AA

Korku, gerginlik ve küçük bir kızın utangaç haliyle amfiyi buldum. İçeriye girdim. Kalbim deli gibi atıyordu. Sınıfta bir kişi vardı. Bana “Kimsin sen?” der gibi baktı. “Merhaba” dedim. “Ben afla geri döndüm de, bu dönem sadece bu dersi alacağım”

Ve bu şekilde soğuk ve derin suya bodoslama atlamış oldum. Haftalardır omzumu kulaklarıma yapıştıran gerginlik ile yüzleştim. Ben gittim, amfimi buldum ve yerime oturdum.

Acaba kafam çalışır mı? Acaba konuyu anlar mıyım? Acaba daha önceden birbirini tanıyan insanlar ile iletişim kurabilir miyim?

Neyse ki hazırlıklıydım. İşitme cihazım ile bluetooth vasıtasıyla iletişim kurup sesi doğrudan cihaza veren “işitme cihazı aksesuarı”ndan almıştım. Küçük bir şey, askısı da var. Gittim hocaya durumumu anlattım ve mikrofonlu cihazı boynuna asıp asamayacağını sordum. Evet tabi ki dedi... ve derse başladık...

“Alet işler el övünür” derler ya; bende de öyle oldu. O mikrofon hocanın sesini doğrudan cihazıma verdi ve ben de bir kelimeyi dahi kaçırmadan anladım. Cihaz işledi, ben övündüm :) Harikaydı! O kadar iyi anladım ki kendime şaştım. Hatta bir soruyu ilk ben yaptım. Yaptım da nasıl yaptığıma şaşırıp, kendime inanamadım.

Derse faal bir şekilde katıldım. Bir yeri anlamadığımda soru sordum. Günün sonunda gerçekten konuyu hazmetmiştim. Gözümde büyüttüğüm, aylardır zihnimi işgal eden kocaman, şişman ve ağır yükü küçültüp yan cebime koydum.

Ders çıkışında uçuyordum sevinçten. Başlamıştım ya, bitirmenin yarısıydı işte.

Derse başlamadan önce acaba yine kalır mıyım diye düşünüyordum. Şimdi diyorum ki...Belki diyorum, yani zorlasam diyorum...AA getirir miyim acep dersi diyorum :) 


Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu