6 Kasım 2015 Cuma

Günlük hayatta ayakta kalma ipuçlarına devam

Tek başıma sıra beklemekten, bir yerlere kayıt olmaktan ve resmi işleri halletmekten hiç bir zaman hoşlanmadım. Ama son zamanlarda kendimi zorlamak adına bu tip işleri özellikle yalnız yapıyorum. Kendi ayaklarım üzerinde durabilmek beni çok mutlu ediyor...

Bir önceki yazımda söz verdiğim üzere, devlet dairelerinde, hastanelerde ve banka şubelerindeki işlerinizi halledebilmeniz için minik önerilerimi bulabilirsiniz:

  • Öncelikle iletişim kurmaya niyet edin :) Bu işi başaracağınıza inanarak evden çıkın.
  • Hazırlıklı olun... Gideceğiniz yerde gerekli olan ve gerekli olması muhtemel tüm belgeleriniz ve evraklarınızı yanınızda hazır edin. Mümkünse internetten ön araştırma yapın. Eğer hazır olursanız size anlatılması gerekecek şeyler minimuma inecektir. Yani yanlış anlama ya da hiç anlamama riski azalacaktır. Eğer kendinize ve cihazınıza çok güvenmiyorsanız yanınıza kalem ve not defteri alın. Çok sıkıştığınızda karşınızdaki kişiden yazarak kendisini anlatmasını isteyin.
  • Güzel giyinin...Evet evet derli toplu, temiz ve özenli giyinin. Neden mi? Öncelikle kendiniz için; yani kendinizi daha iyi hissetmeniz için...Bir de yardım istemek zorunda kalırsanız diye. İnsanların bakımlı görünüşlü kişilere daha fazla yardım etmek istedikleri bir gerçek çünkü...
  • Gözlerinizi dört açın...Daha önceden gitmediğiniz bir binaya girdiğinizde yönlendirmeleri dikkatlice takip edin. Başkasına gideceğiniz yeri sorduğunuzda verilen cevabı yanlış anlayıp kendinizi bambaşka bir yerde bulmayın diye...Ayrıca bazı binalarda işimize çok yarayan indüksiyon döngü sistemi bulunmaktadır. Peki bu sistem nedir? Aşağıda www.engellierisim.com sitesinden kopyaladığım bilgiye göz atabilirsiniz:

İndüksiyon Döngü (İD) Sistemi Nedir?
Görsel: İndüksiyon
döngü sistemini anlatan kulak şeklindeki
yan tarafında T yazılı logo
İndüksiyon döngü sistemleri, özel olarak geliştirilmiş bir amplifikatör aracılığıyla mevcut sesleri manyetik dalgalara dönüştürür. İşitme cihazı kullanıcıları, cihazda bulunan ‘telecoil’ mekanizması sayesinde bu manyetik dalgaları hiçbir ek ürüne gereksinim duymadan algılayabilirler. İşitme cihazı kullanıcısı, hizmet noktasında uluslararası indüksiyon döngü işaretini gördüğü zaman, cihazını ‘T’ ya da eğer varsa ‘M/T’ pozisyonuna getirir. Böylece işitme cihazı etrafta bulunan gürültü veya boğuk sesleri değil, sadece İD sisteminden gelen manyetik dalgaları iletmeye başlar. Bu sayede kullanıcı, konuşan kişiyi hiçbir zorluk çekmeden dinleyebilir. Gelişmiş ülkelerde İD sistemleri yaygın olarak kullanılmakta ve bina inşaat yönetmeliklerinin vazgeçilmez bir parçası olarak görülmektedir. Sinemalardan konser salonlarına, şirket toplantı odalarından okul dersliklerine kadar pek çok yerde İD sistemlerini görebilirsiniz.
Ülkemizde bu sistemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın binasında ve havaalanlarında kullanıldığını biliyorum. Siz yine de gözünüzü dört açın belki indüksiyon döngü sistemi logosunu görür ve cihazınızı buna uygun moda getirirsiniz. Bunun için de tabi ki cihazınızı ve özelliklerini de tanıyor olmanız gerekli...

  • Doğru kişiyi bulun. Hem işinizi çözebilecek kişi anlamında hem de yardım etmeye meyilli kişi anlamında kullandım bu cümleyi. Ben yılların tecrübesiyle ilk bakışta kim bana yardım edebilir seziyorum. Genelde de yanılmıyorum. İşine hakim kişiyi bulduğunuzda umduğunuzdan daha kısa sürede işlerinizi halledebilirsiniz.
  • Saklamayın, saklanmayın! Evet burada yineliyorum. İşitme sorununuzdan bahsetmekten çekinmeyin. Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, size bilmediği bir konuda nasıl yardımcı olabilir ki? Ben milletimizin yardımseverliğine de güveniyorum. Çok uç örnekler dışında, işitme kaybınızı bildiği halde sesini yükseltmeyecek ya da dediğini tekrar etmeyecek kimse yoktur. İşinizi halletmeniz gereken kilit kişiyi bulduğunuzda öncelikle sorununuzdan bahsedin.
  • Anla-mış gibi yapmayın...Bu en büyük hatalardan biridir, tüm emeğinizin sonuçsuz kalmasına sebep olur. Anladığınızdan tam emin değilseniz, tekrar ettirin. Tekrar ettirdiğinizde de mi anlamadınız, o zaman yazmasını isteyin. Anladığınız cümleleri siz tekrar edin ve karşı tarafa teyit ettirin. Eğer yanlış anlarsanız aynı işleri yinelemek durumunda kalabilirsiniz.  Daha da kötüsü onaylamadığınız bir şeyi onaylamış bile olabilirsiniz!

Elinizden geleni yaptığınız halde işinizi tam olarak halledemediniz mi? Yine de dert etmeyin, en azından denediniz. Dert etmeyi bir kenara bırakırsanız bir sonraki denemenizde başarılı olmak için yapmanız gerekenlere odaklanabilirsiniz...
Sonraki seferde de kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamış ve özgüveni yüksek, normal biri olarak sokağa ve hayata adım atarsınız. Tüm bu çabaya değer değil mi?
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu