12 Mayıs 2016 Perşembe

DOĞAL ÇİÇEKLİ ÖZGÜR TAKSİ

Bazı şeyler yazılmak istiyor, bu yüzden de önüme çıkıyor. Geçen gün taksiye bindim. Yine A noktasından B noktasına çabucak ulaşmak istediğim bir zamandı. Sürekli bir telaş içindeyim; işlerin gerçekten çabuk halledilmesi gerektiğinden mi yoksa her şeye gereğinden fazla önem verdiğimden mi, akışa bırakamadığımdan mı bilmem...

Neyse acele ile bindiğim takside çantamı yerleştirdim, işleri güçleri düşünüyordum. Aklım vücudumun yanında değildi yine. Yine an’da değildim.

Derken birden şoförün sağ tarafındaki araba fanının üstünde üç tane küçük saksı gördüm. Ortadaki diğerlerinden biraz daha büyükçeydi, araba konsolunun tam orta yerinde minik bir sera vardı sanki. Gözlerime inanamadım önce, sonra saksıdaki fesleğen, nane ve minik beyaz gülleri fark ettim. O anda gerçekten kafamı meşgul eden sözde önemli şeyleri unuttum ve yaşadığım taksinin içinde tüm benliğim, aklım ve ruhumla yer aldım. Birden neşelendim.

Daha önce varlığını bile fark etmediğim taksi şoförüne sorular sormaya başladım. Saksıları taksiye tutturan aparatı kendisi yapmış. 3 yıl önce de bu çiçekler yayılsın daha çok insan kullansın diye internet sitesi açmış fakat hiç talep gelmemiş. Talep gelmediği için de üzgün görünüyordu.

Tunalı’dan Nenehatun caddesine gittiğim ve trafik de olmadığı için sohbetimiz uzun süremedi. Taksiden telaşla inecekken aklıma şoförün fotoğrafını çekmek geldi. Bana gülümserken bir yandan da “Yazmayı unutma “Doğal Çiçekli Özgür Taksi’yi” diye seslendi.
Aceleden kendisinin bilgilerini almamışım. Internetten aratayım derken bir blog da buldum kendisini http://minoshka.blogspot.com.tr de ...Bende eksik kalanları buradan tamamlarsınız artık...
Görme engelliler için betimleme:
Doğal Çiçekli Özgür Taksi şoförü Veysel Bey taksisinin içinde gülümsüyor,
hemen yanında arabanın konsolundaki üç küçük saksı var. Saksıdaki
çiçekler güneşe doğru, aracın camına doğru uzamış.


Taksiden mutlu indim. O çiçekler çölde bir vahaydı sanki. Günlük koşuşturmacanın içinde, benliğimizi başka yerlerde ararken, aslında her şeyin yanı başımızda, gözümüzün önünde olduğunu bir kez daha hatırladım. Ve şükrettim; beni bu taksiye bindiren tüm olaylar zincirine şükrettim. Ve şükrediyorum; işitme kaybım sayesinde yazmaya başladığım için şükrediyorum. Ve tekrar anlıyorum, hayatın ne kadar eşsiz güzellikte sürprizlerle dolu olduğunu...
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu