29 Haziran 2016 Çarşamba

Anlar

Görme engelliler için betimleme: Defter sayfasına el yazısı
ile Nefes alabildiğimiz ama kalbimizin kırık dökük olduğu anlar...
Gözlerimizin dolu acı baktığı anlar
bu anlar...#istanbul #yine 
yazılmış.
 
Herhangi bir kişiyi düşündüğümde, özellikle aklıma gelen bazı anlar olur. Küçük, sıradan fakat işte o kişiye özel, değerli anlar. 

Mesela babamı düşündüğümde aklıma ilkokul bitiminde birlikte gittiğimiz okul pikniği gelir. Her yer çok kalabalıktı oturacak yer bulamamıştık. Babam kocaman bir masayı kaldırmış annemle bana doğru getirmeye çalışıyordu. O sırada önünü çok göremediği için masanın ucu birinin kafasına vurmuştu. O kişi de babama çıkışmıştı, hatta basbayağı bağırmıştı. Babacığım tepesinde kocaman masa, mahcup bir şekilde gıkını çıkaramamıştı. Masayı boş bir yer bulunca bırakmış, bu sefer de annemle bana sandalye bulmaya koyulmuştu. O anda çok üzülmüştüm. O ağır yükü kaldırdığı için, kaldırmayı tam beceremeyip birinin kafasına çarptığı için, çarptığı kişi ona bağırdığı için, bağrıldığında haksız olduğundan cevap veremediği için çok üzülmüştüm. Ben de bir şey yapamamıştım; babama bağıran kişiye “O bize yer bulmaya çalışıyordu sen de o koca kafanı yoldan çekseydin” diyememiştim. Hala o an aklıma geldiğinde içim sızlar inceden.

Annemi düşündüğümde ise aklıma gelen anda ise daha küçüğüm. Karlı bir günde yolda yürüyoruz. Ben annemin elinden tutuyorum. Ufak ufak yolda giderken kaymaya çalışıyorum buzda eğlencesine. Bu tür konularda çok yetenekli olmadığımdan ayağım kaydığında toplarlanamıyorum ve popo üzeri düşüyorum pat diye. Düşerken de annemi düşürüyorum haliyle. Çok korkuyorum kızacak diye. Yolda “Torununuzu mu gezdiriyorsunuz?” diye soranlara “Ben onun annesiyim” cevabını veren annem kızacak diye çok korkuyorum. O zaman ellili yaşlarında olan anneciğim düşünce bir yeri kırılacak diye çok korkuyorum. Bir yandan popom acıyor bir yandan da annemin gözünün içine bakıyorum. Neyse ki kızmıyor. Hem de hiç. Toparlanıyoruz buzun üzerinde ve konu hakkında konuşmadan devam ediyoruz yolumuza. Biraz suçlu, oldukça mahcup ama sevinçliyim annemin sinirlenmediğine. Canı acımış mıdır diye düşünüyorum ama korkuyorum ona sorup konuyu açmaya.

Dünkü patlamada hayatını kaybedenlerin nasıl anları vardı acaba? Sevdiklerinin onlarla ilgili hatırladıkları anlarda neler vardı? Anlar bir vardı, bir yoktu. Arada kocaman bir patlama vardı. Kulakları sağır eden, vücudu parça parça bölen patlama. En çok da hayalleri öldüren patlama. Çünkü hayaller gelecekte olacak anlardı.


Şimdi elimizde sadece anlar var. Belki de sadece “şu an” var. Nefes alabildiğimiz ama kalbimizin kırık dökük olduğu, boğazımızın yumru ile tıkandığı, gözlerimizin dolu acı baktığı anlar şu anlar. Sadece “insan” olanlar bunu anlar... 


Bu gadget'ta bir hata oluştu
Bu gadget'ta bir hata oluştu